Farkonda
Farkonda
» 
»
 

Antalya'nın Bozburun Dağlarına saklanmış cenneti Köprülü Kanyon

Türkiye'nin saklı kalmış cennetlerindeki büyülü gezimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sıradaki durağımız su sporları, doğa yürüyüşleri ve jeep safari turları gerçekleştirebileceğiniz Bozburun Dağı'nın yamaçlarına gizlenmiş olan Köprülü Kanyon...

Sanırım çok kez Antalya - Alanya yolunu kullanmış ve belki de bu gizli cennetin tabelalarına hiç dikkat etmemişsinizdir. Antalya şehir merkezinden ve Belek, Kemer, Side, Alanya, Manavgat gibi ilçelerden hemen hemen her gün düzenlenen tur otobüsleri ile ulaşabileceğiniz Köprülü Kanyon'a, kendi aracınızla gitmeyi tercih ettiğiniz takdirde de eğer Antalya istikametinden geliyorsanız Antalya - Alanya yolu üzerinde bulunan Serik ilçesini 5 km kadar geçtikten sonra Köprülü Kanyon - Beşkonak sapağına dönerek ulaşmanız gerekiyor. Keskin virajlar nedeni ile yaklaşık yarım saat süren bir serüvenin ardından sizi güler yüzlü köy sakinleri ile karşılaşabileceğiniz şirin bir köy karşılıyor. Biraz daha ilerledikten sonra da Köprülü Kanyon Milli parkının bulunduğu il sınırlarına girmiş oluyorsunuz.

Artık o muhteşem doğanın tadını çıkarmanızı tavsiye ederim hemen sağ tarafınızda gürül gürül akan ahenkli sesi ile Köprülü Çay size adeta hoşgeldiniz derken diğer tarafınız ise yeşilin tonları ile bezenmiş sık bir orman. İlerlediğiniz yolda her an bir rafting gurubu ile karşılaşmanız da mümkün elbette. Ellerinde kürekleri güç birliği yaparak taşıdıkları botları ile ortalık sanki adeta bayram yerine dönmüş. Biraz ileride vadinin tam ortasından geçerek vadiyi ikiye bölen bu çayın üzerinden geçmek için yıllar önce yapılmış buram buram tarih kokan bir kemer bulunmakta. Ulaşımı kolaylaştırmak amacı ile yapılan bu yapı konumu nedeni ile kanyonun tüm güzelliği gözlerinizin önüne sermekte...

Köprünün üzerinden geçtikten hemen sonra çayın yanına inmek isteyenler için biraz dik ama indiğiniz zamanda göreceklerinize değecek bir merdiven yapılmış. Aşağıya indiğinizde ise bir yandan buz gibi suya ayaklarınızı sokarak serinlerken bir yandan da geçen raftingcileri izleyerek neşeli dakikalar geçirebilirsiniz.

Sanırım artık yukarıya tekrar çıkıp yola devam etmeliyiz. Nerede yemek yiyebilirim diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Arzunuza göre eğer hazırlıklı geldiyseniz su kenarında tarif edilemez güzellikte piknik alanları var. Tabi bunun yanı sıra yol boyunca lezzetli ızgaraları ve salataları ile sizlere muazzam sofralar hazırlama kapasitesinde olan bir çok restoranda mola verebilirsiniz...

Geçirilen muhteşem bir günün ardından güneş yavaş yavaş batmaya başladığında ise gürül gürül akan su, sesinin hiddetinden hiçbir şey kaybetmezken, güneşin ışıltısı altında turkuazın her tonuna şahit olduğunuz o eşsiz suyun rengi yerini griliklere bırakmaya başlıyor. Gözlerinizi kapayın ve bir düşünün bu muhteşem sesle uyuyup yine o sesle güne merhaba demek nasıl bir duygu. İşte tam da bu noktada da suyun kenarında sıfır olarak ve doğaya uyum sağlamak için ahşaptan inşaa edilmiş odalarında keyifle kalıp, sabah kalktığınızda ise lezzetli ve tamamiyle organik ürünlerden oluşan bir köy kahvaltısı yapabileceğiniz pansiyonlarda konaklamanızı tavsiye ederim...

Türkiyemizin her bir köşesi ayrı bir cennet, huzur ve şifa kaynağı adeta... Bir sonraki durağımızda yeniden buluşmak dileği ile sağlıcakla kalın...

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *