Farkonda
Farkonda
» 
»
 

Bağırsak sağlığı iş ve sosyal hayatı olumsuz etkiliyor

Toplumda sık görülen hastalıklar arasında yer alan irritabl bağırsak sendromu, çölyak ve laktoz intoleransı meydana getirdiği karın ağrısı, şişkinlik, gaz gibi şikayetler nedeniyle yaşam kalitesini düşürüyor ve iş ve sosyal hayatını etkiliyor. Peki bağırsak sağlığını etkileyen hastalıklar ve tedavi yöntemleri neler Doç. Dr. Birol Baysal yanıtladı.

Bağırsak sağlığını etkileyen 3 hastalık çölyak, irritabl bağırsak sendromu ve laktoz intoleransı, yol açtığı karın ağrısı, şişkinlik ve gaz gibi şikayetler nedeniyle kişilerin günlük hayatını olumsuz etkiliyor ve belirtileri birbirine benzeyen bu hastalıklar yaşam kalitesini düşürüyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü'nden Doç. Dr. Birol Baysal, bağırsakları etkileyen hastalıkları ve bunların tedavi yöntemlerini anlattı.

İrritabl bağırsak sendromu karın ağrısı, şişkinlik ve gaz gibi şikayetlere yol açan rahatsızlıkların başında gelmekte. Kişilerin iş ve sosyal hayatını engelleyen bu hastalığın günlük yaşamda stres altındayken daha da yükseldiğini belirten Baysal, hastaların yaşam kalitesi ve konsantrasyonunu düşürdüğünü dile getirdi. Birden fazla faktörün etkileşimi ile ortaya çıkabilen bu hastalığın aynı zamanda geçirilmiş bir bağırsak enfeksiyonu sonrasında tetiklenebileceğini ifade eden Baysal, İBS'nin stres sonucu gelişebildiğini ve birçok kişide yoğun ve sıkıntılı dönemlerde arttığını kaydetti.

İrritabl bağırsak sendromunun tedavisi
Hastaya kolonoskopi ve kan testleri gibi ileri tetkikler uygulanması sonrası farklı bir patoloji bulunmadığında tanı koyulduğunu ifade eden Doç. Dr. Baysal, tedavide en önemli noktanın hastaya organik bir sorunu olmadığının gösterilmesi olduğunu belirtti. Genellikle stresli dönemlerde meydana gelen karın ağrılarına kabızlık-ishal atakları ise gaz problemleri eşlik ettiğinde tedavinin buna göre şekillendirildiğini kaydeden Baysal, İBS'nin 20-40 yaş arası kişilerde daha sık görüldüğünü, 40'lı yaşlardan sonra ise bu belirtiler ortaya çıktığında hastaya daha dikkatli yaklaşmak gerektiğini vurguladı. Baysal, bu hastalarda mutlaka kolonoskopik ve bazı durumlarda da gastroskopik inceleme yapılması gerektiğinin altını çizdi.

ÇÖLYAK HASTALIĞI NEDİR?
Günümüzde ileri yaşlarda dahi sık görülmeye başlayan ancak daha çok çocukluk çağı hastalığı olan çölyak, buğdaydan üretilen besinlerdeki glütene karşı aşırı duyarlılıktan kaynaklanıyor. Glüten içeren tahılların onikiparmak bağırsağındaki bir reaksiyonu sonucu ortaya çıkan hastalık, gelişme geriliği, protein, demir ve B12 vitamin eksikliği gibi bazı sorunlara yol açabiliyor. Çölyak belirtileri arasında ise daha çok ishal, karın ağrısı ve şişkinlik geliyor.

Çölyak tedavisi için öncelikle hastanın öyküsünün dinlenmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Baysal, daha sonra serolojik testerl uygulanması gerektiğini, bu testlerde ise bilinen antijenlere karşı oluşan antikorların aranması gerektiğini belirtti. Endoskopinin de en önemli tanı araçları arasında yer aldığını ifade eden Baysal, gastroskopi ve onikiparmak bağırsağında çoklu biyopsi alınmak suretiyle hastalığın saptandığını ve eğer çölyak hastalığı varsa glütensiz diyetle hastalarda genellikle 2 hafta içinde klinik iyileşme, 4-6 hafta içinde ise laboratuvar testlerinde iyileşme başladığını ifade etti.

LAKTOZ İNTOLERANSI BİR ENZİM EKSİKLİĞİ
Çölyak hastalığına eşlik edebilen laktoz intoleransı, laktaz denilen bir enzim eksikliğinden meydana gelmekte ve bu durumun görüldüğü kişilerde süt ve süt ürünleri tüketildiğinde mide şikayetleri yaşanmaktadır. Bu besinlerin tüketilmesi halinde hastaların gaz, şişkinlik, kramp, ağrı gibi sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Baysal, tanı için bu besinlerin tüketildiğinde şikayetlerin artmasının yeterli olduğunu dile getirdi. Beslenme düzeninin değiştirilmesi suretiyle hastalarda rahatlama sağlanacağını belirten Baysal, sütten alınamayan kalsiyumun soya sütü ve pirinç suyundan karşılanması gerektiğini ifade etti.

Üç hastalığın da birbirine eşlik edebileceğini, birbirine benzer bulgular içerebildiğini belirten Baysal, bu nedenle üç hastalığın karıştırılabildiğini ifade ederek, tanı için bir gastroenteroloji uzmanınca detaylı muayene gerektiğini kaydetti.

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *