Farkonda
Farkonda
» 
»
 

Baş dönmesi ya da vertigo nedenleri ve tedavisi

Baş ağrısından sonra doktora en çok başvurulan rahatsızlığın baş dönmesi yani vertigo olduğunu biliyor muydunuz? Özellikle iç kulak hastalıklarına bağlı olarak gelişen vertigo tedavi yöntemleri ise çeşitli. İşte baş dönmesine dair bilmedikleriniz...

Baş dönmesi (vertigo) gün içerisinde yapılan yürüme, koşma, araç kullanma gibi aktiviteleri engelleyebilen bir rahatsızlık. Kolaylıkla yapabildiğimiz ve nasıl yaptığımızı hiç sorgulamadığımız bu aktivitelerin sekteye uğraması elbette yaşam kalitemizi düşürüyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, baş dönmesi ya da vertigo rahatsızlığının tedavisinde tam bir hasta uyumu ve sabır gereksinimine işaret ediyor.

Vücuttaki denge sisteminin, santral sinir sistemi, kulaklarda bulunan vestibüller, ayak ve kaslardan gelen algı ve gözlerden gelen bilgilere göre bir uyum içinde çalışması beklenirken, bu sistem dahilindeki unsurların herhangi birinde meydana gelebilecek problem, baş dönmesi yani vertigoya neden olabiliyor. Hatta bu sorun bazen yaşamı devam ettiremez noktaya kadar ulaşabiliyor.

Vücuttaki denge sistemi
Beyne sürekli bilgi aktaran organların arasındaki karmaşık ve yoğun bir ilişki bulunuyor. Santral sinir sistemi, kulaklardaki vestibüller, ayak ve kaslardan gelen algı ve gözlerden oluşan bu sistemin herhangi birinde ortaya çıkan sorun, denge bozukluğuna neden oluyor. Sistemin aksamadan koordineli bir şekilde çalışmasını sağlamak için ise rehabilitasyon gerekiyor.

Vertigo tedavisi sebebine bağlı olarak değişiyor
Kesin tanıya ulaşmak için çok basit testlerden başlayarak oldukça kapsamlı tahlil ve testler kullanılıyor. Ancak en sık karşılaşılan türü ise iç kulak hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkan vertgio. Bu durumda yapılan tedavi ile oynayan kristaller yerlerine oturtulurken, vestibüler denge sistemini de güçlendirmeye yönelik egzersiz uygulanıyor. Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, bu durumu ip cambazının ipin üstünde dengede kalmayı öğrenebilmesine benzetiyor ve tedavinin hastaları ip üstüne olmasa da düz yolda yürüyebilecek hale getirdiklerini belirtiyor.

Yaş, tanı ve ağırlık derecesi rehabilitasyon sürecinde önemli
Kişiden kişiye değişen rehabilitasyon sürecinde hastaların yaşı, tanısı, ağırlık derecesi ve tedaviye uyumları etkili olurken, yaş arttıkça rehabilitasyon zorlaşabiliyor. Bunlar dışında kilo, bel fıtığı, kalp hastalıkları, boyun problemleri gibi hareketlerde kısıtlama meydana gelen faktörler de süreci uzatabiliyor. Ancak buna rağmen çoğu hastada bir zorluk yaşanmadan tedavi başlayabiliyor.

Hangi hastalarda ne kadar etkin?
Rehabilitasyon tedavisinin etkinliği hastadan hastaya değişiyor. En başarılı sonuçlar ise tek taraflı vestibüler hipofonksiyonda (zayıflık) alınıyor. Tek taraflı veya iki taraflı vestibüler fonksiyon kayıplarında, santral (beyin) kaynaklı stabil dengesizliklerde, kafa ve boyun travmalarına bağlı gelişen baş dönmelerinde, psikojenik vertigolarda, yaşa bağlı denge sorunlarında, dirençli BPPV (Benign paroksismal pozisyonel vertigo), yani iç kulak kristallerinin yer değiştirmesine bağlı olan baş dönmesi olgularında, vestibüler migrende ve kesin tanısı konulamayan hastalarda vestibüler rehabilitasyon ciddi yarar sağlıyor.

Migreni olanlar dikkat!
Eğer baş dönmesi, migrenöz vertigo ise yani altta migren gibi bir sorun varsa ataklar devam edebiliyor. Bu durumda sadece dönemsel bir iyileşme olsa da hastanın yaşam kalitesinde ciddi anlamda iyileşme sağlanabiliyor. Aynı zamanda hastalar bir sonraki ataklarını panik yapmadan çok daha rahat kontrol edebiliyor.

Mutlaka hekim kontrolünde yapılmalı
Vertigo tedavisi için vestibüler rehabilitasyon kişinin tek başına uygulayabileceği bir tedavi olmadığı için mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerekiyor. Bununla birlikte hastanın evde de sürdürmesi gereken ödevleri bulunuyor. Ancak genel olarak tedavinin başarılı sonuçlara ulaşmasında hasta uyumunun çok önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, şu bilgileri veriyor: “Hastanın yapılması belirtilen her hareketi harfiyen ve sonuçlara güvenerek uygulaması gerekiyor. Örneğin ‘yarım saat sağa sola bak’ dendiğinde bu hareketin etkisine güvenmeden işlemi bırakırsa sonuç alınamaz. Başlangıçta basit görünen bu hareketler zamanla denge sistemini güçlendiriyor. Dolayısıyla hastaların da hekime ve uygulamalara güvenerek sonuna kadar disiplinli olması gerekiyor.”

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *