Farkonda
Farkonda
» 
»
 

Çocuklarda korku anne-babanın yanlış tutumuyla tetikleniyor

Korkan çocukları sakinleştirerek onları ciddiye almak yerine sorunu görmezden gelmek, çocuklardaki kaygıları artırıyor. Çocukların korku ve kaygılarında ebeveynlerin yanlış tutumları oldukça etkili.

Mutluluk, üzüntü, öfke gibi korku ve kaygıların da normal bir his olduğunu ifade eden Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Yard. Doç. Dr. Mine Alagöz Yüksel, çocukların korku ve kaygılarında anne-babaların yanlış tutumlarının etkili olduğunu ifade etti. Çocuklarda korkuların özellikle 2 yaş sonrasında çevrelerini ve büyüklere göre yetersizliklerini algılamaya başlamaları ile birlikte artış gösterdiğini dile getiren Yüksel, okul öncesi dönemde korkularıyla normal olarak baş edemediklerini belirtti.

Bazen korktuklarını dile getirmeleri ile çocuğun kaygı duyduğunun net olarak anlaşılabildiğini ifade eden Yüksel, bazen de tırnak yeme, okula gitmek istememe, inatçılık, içe kapanma ve karın ağrısı gibi dolaylı belirtilerle de ortaya çıkabildiğini belirtti. Hayal dünyaları oldukça geniş olan çocukların korkularının zaman zaman şiddetlenebileceğini dile getiren Yüksel, örneğin ayrılık anksiyetesinin 1-3 yaş arasında yoğun olduğunu, daha ileri yaşlarda ise okula başlama, farklı bir yerde konaklama gibi tetikleyicilerle yeniden başlayabileceğini kaydetti.

Korkularıyla alay etmeyin

Korkuyu zayıflık belirtisi olarak görebilen ebeveynin alay etme, küçümseme gibi tutumları, çocuğun ağlamasına tahammül edememesi gibi durumların olabildiğini belirten Yard. Doç. Dr. Yüksel, örneğin anne-babanın işe giderken döneceklerini söyleyerek vedalaşma yerine bir anda ortadan kaybolmasının çocuğun kaygılarını artırdığına işaret etti.

Korkutarak hiç olmaz!

Çocukların her problem yaşadıklarında müdahale edilmemesi gerektiğinin altını çizen Yüksel, çocuğun yardım talep etmesini beklemeyi tavsiye etti. Ayrıca çocukların kesinlikle korkutularak söz dinlemesinin sağlanmaması gerektiğini belirten Yüksel, eğer çocuk korkmuşsa, ona "korkma" demenin fayda etmeyeceğini, bunun yerine sırtını okşayarak sarılmanın onu rahatlatacağını ifade etti. Yüksel "Sakin bir ses tonu kullanarak korktuğunu anladığınızı gösterebilirsiniz. Çocuğun anlaşıldığını hissetmesi kendini ifade etme isteğini de arttıracaktır." dedi.

Çocuğun hayat akışını etkilemesi durumunda mutlaka uzmana danışılması gerektiğini belirten Yüksel "Eğer ebeveynleri bu durumun normal olmadığını hissediyorsa, çocuğun bir travma sonrasında 1 ay geçmesine rağmen etkilenmesi devam ediyorsa, korkuları çocuğun arkadaş edinmesini engelliyorsa, okula gitmesine engel oluyorsa, uykudan uyanma, gün içi başka davranış problemleri yaşanıyorsa profesyonel yardım almakta fayda olabilir. Öncelikle bir çocuk-ergen psikiyatrisi uzmanı tarafından durumun saptanması ve sebeplerinin araştırılması önemlidir. Örneğin okul reddinin altta yatan nedeni, okulda yaşanan bir durum olabileceği gibi ayrılma kaygısı da olabilir. Okul öncesi dönem korkularının tedavisinde sebebe yönelik aile eğitimi ve çocukla terapi ön plandadır.” dedi.

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *