» 
 

Hey gidi fistanlı günler…

Manifaturacılığın şaşalı günleri çok gerilerde kaldı… Şalvarlık, gömlek, havlu veya 1-2 metrelik kumaşlar ağırlıktan sayılır; akraba ve komşulara davetiye niyetine gönderilirdi.

Giyim-kuşam kültürü bin yıllar öncesi insanın hikayesiyle başlamış. İlk insanlar arasında aile toplulukları oluşmaya başlayınca iklim şartlarına göre giyinme/ örtünme gereksinimi hasıl olmuş.

Anadolu insanı da yine aynı şekilde kendi giyim-kuşam tarzını iklim ve bölgesel şartlara göre belirlerken giyinme ihtiyacı üretim ve sektörel gelişmelere saha açmış.Bu bağlamda geleneksel kadın giysilerinde; yüzde yüz doğal ve rengarenk sıcaklığı ile cezbeden pazen- divitin, kadife, ipek vb. basmaları satan esnafların buluştuğu sektör ‘manifaturacılık’ adı altında toplanmış.
Hayat standartlarının gelişimi/ değişimi esnasında giderek hacmini yitiren ve geçmişten bugüne devşirilemeyen meslek hikayesini anlatan Manifaturacı Halit Ulu:
“Hazır giyim terzilik mesleğini bitirdiği gibi manifaturacılık sektörüne de oldukça büyük sekte vurdu. Eskiden ‘manifatura malı satanlara pırtıcı; okka malı satanlar çerçici’ denirdi. Şimdi bir elin parmakları kadar azalan dükkanımızda akşama kadar müşteri bekliyoruz. Bundan elli yıl önce, harman zamanı hısımlar bir arada düğün pırtısı görmeye gelirdi. Düğün pırtısı alınırken ilk önce bir sofrabezi, ardından gelinlerin çeyizinde olmazsa olmaz bir ‘atkı’ vardı onu atardık. Sonra pazenler, dividinler, kadifeler, ağırlık (davetiye)havlu ve gömlekler;yaz tahtaya al haftaya misali satardık Allah satardık. Şimdi nerede o günler? Manifaturacılarla aileler arasında çok özel bir dostluk olurdu. Bizim Hanım, köyden gelen bazı müşterilerimize yemek hazırlar eve davet ederdi. Eskiden esnaf ve müşteri arasında sonsuz bir güven duygusu vardı” dedi.

SON NESİLİZ
Halit ulu, 1932 İsparta, Yalvaç, Hisarardı Köyü doğumlu. İşte göç hikayesi:
“ Yalvaç’tan 1960’ta çıktım. Isparta, Yalvaç, Hisarardı benim köyüm, tarihiyle müsemma sulak bir köy dağın dibinde her çeşit meyve yetişir. Rahmetli Menderes zamanında yollar açılmış. Eğirdir Gölüne kayıkla geçilir. Babamın mesleği de manifaturacılıktı. Yalvaç’ta dükkanımız vardı ama biz babamla köy köy gezerdik.”

Köylü dayının, harman sonunda : “Ver bir top pazen, dividin, cıbır basma(Nazilli basması),kadife şalvarlık, perdelik, somya örtüsü, hamam takımı, pike” diyerek alışveriş ettiği manifaturacı Halit Ulu:

“Manifaturacılıkta eski satış ve kazancı bulamayan esnafın büyük bir kısmı kepenklerini kapatmayı tercih ediyor. 50 yıllık manifaturacıyım. Manifaturacılık baba mesleğimiz. Küçük yaştan beri sektörün içindeyim. İşlerimiz çok durgun. Önceden herkes kumaşı bizden alır terzilere diktirir giyerdi. Şimdi teknolojiyle birlikte değişen hayat şartları müşteriyi konfeksiyon, trikotaj- penye ve hazır giyime yöneltti. Bizim mesleği de bitirdi. Bir zamanlar köylerde harman sonu ‘pırtı’ gören çiftçiler, nişan-düğün alışverişlerinin modası geçti. Manifaturacıların son nesilleri biziz.”

ESNAF RİSK ALABİLMELİ

Esnaflıkta gözü açıklık çok mühimdir. Geleceği önceden sezmek ve ne zaman, nerede, ne satacağını bilmek gerek. Pazara çıktı mı pazarcı, köye gidince köylü olmalı. Yıl 1964 dükkanın adını ‘ Köylü’ koydum müşteri çeksin diye. Polatlı’nın Perşembe Pazarı sağlam bir pazar. Çiftçiler o gün pazara akın ederdi bizde basmalarımızı pazara çıkarırdık. Çok bereketli günlerdi. O dönem pazen- divitin girmeyen ev yoktu diyebilirim. Zengin aileler bile ev giysisi olarak divitin ve pazenden pijama, şalvar , fistan dikerdi.

KAMYONLAR DOLUSU BASMALAR TARİHE KARIŞTI

Şimdilerde müşterimiz azaldığına bakmayın eskiden övünmek gibi olmasın çevre köylerin tamamı müşterimdi. Müşterilerimin yarısı kıyı köylerdendi. Kıyı köylere ait veresiye defterim dolar taşardı. Basmaların metresi 2-3 liraydı. Manifaturayı kamyon arkasına teliz çuvallarla yükler getirirdim. O zaman İstanbul’dan, Adana’dan, Bursa’dan da mal alıyorduk. Malı getirdiğimiz gibi köylü dükkana akın ederdi.
Çiftçi harmanı kaldırdı mı eşini, çoluğunu çocuğunu alır yanına,gelir dükkana: Bir top kadın pijamalığı, 1 top erkek pijamalığı, 1 top kaput bezi omzuna vururdu. Eskiden atlet külot hazır yoktu. Kaput bezi alınır elde dikilirdi. Köylü pırtısını alır; hıdrellezde, kuzuya(İlkbahara) der, süt zamanı, yün yapağı zamanına diyerek alırdı. Ama zamanından önce de öderdi borcunu. Manifaturacılığın bereketi bir başkadır. O günleri mumla arıyoruz fakat devran döndü bir kez.

AĞIRLIK NEDİR?

Düğün alışverişinde önce bir sofra bezi atılırdı ortaya. Ne alınırsa alınsın bohçalanırdı. İki hısım kalabalık grup halinde düğün pırtısı görürdü. Düğün alışverişinde, düğün davetiyesi yerine geçen ‘Ağırlık’ adeti geçerliydi. Şalvarlık, gömlek, havlu veya 1-2 metrelik kumaşlar ağırlıktan sayılır; akraba ve komşulara davetiye niyetine gönderilirdi. Şimdi gençler ağırlık adetini bilmez

DÜRÜLÜKLER

Kaynanalar gelin dürülerini bizden tamamlardı. Düğün alışverişine kaynanalar bir iki komşu kadın, akraba kadınlarla gelirdi.
Evvela gelinlerin istekleri alınır ardından sıra dürülüğe gelirdi. Ahmet’e, Mehmet’e hediye. Gelinin babasına gömlek, annesine en iyisinden kadife şalvarlık. Bohçaların içine konulacak tülbentlik, mermerşahi, havlu takımı, manifaturaya ait ne varsa bulundururduk. İşlemelik patiska, perdelik kumaş, etamin, çarşaflık, cıbır basma(Nazilli Basması), yorgan astarlığı, kaput bezi, sonradan Amerikan dendi. Kumlu keten, ince etamin hatta İç göyneklik opel, kundaklık pazenler, çorap, gömlek, saten kumaş, emprime kumaş, yünlü kumaş, bohçalık her şey bulunurdu. 

YÜN ATKI MODASI

Manifaturacı Halit Ulu, çeyiz sandığının olmazsa olmazı ‘yün atkı’nın evlenme adetindeki öneminden bahsetti. Eskiden gelin giden kızlar gerdek sabahı, erkenden, yün atkısına bürünüp büyüklerinin elini öpmeye gidermiş.
Manifaturacıların tezgahında rengarenk desenleri ile göz dolduran ‘ basmalar’ kendine özgü motif ve desenlerle modasını yaratırken; “Al Yeşil Geymiş Bürünür (Aman)/Fistanı Yerde Sürünür” dörtlüğünde olduğu gibi türkülere de tema olmuş.
Manifaturacılığın izini takip ederken rüzgar hızıyla değişen yaşam şartları sektöre epey sekte vursa da ilçe ve kasabalarda hala onlara rastlamak mümkün.

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *