Farkonda
Farkonda
» 
»
 

İngiltere’nin yeni başbakanı Theresa May istikrarı sağlayacak mı?

İngiltere’nin yeni demir leydisi olarak tanımlanan ve Birleşik Krallık tarihinin 2. kadın başbakanı olacak olan Muhafazakar Parti yeni lideri 59 yaşındaki Theresa May, soğukkanlılığıyla biliniyor.

Brexit sonrasında Başbakan Cameron’un görevi bırakacağını açıklamasının ardından oldukça istikrarsız ve güvensiz bir ortamın oluştuğu İngiltre’de sert mizacı ile bilinen Theresa May, bu çalkantılı süreci durduracak beklentisi oluşmaya başladı. İktidarda bulunan Muhafazakar Parti’nin yeni lideri olan ve görevi David Cameron’dan bugün devralması beklenen May aynı zamanda Margaret Thatcher sonrasında İngiltere’nin ikinci kadın başbakanı da olmuş olacak.

Çalışma arkadaşlarınca “buz kraliçe” olarak nitelendirilen ve otoriterliği ile tanınan May, ülkede siyasi güvenilirliği sağlayacak gözüyle bakılıyor. AB’den ayrılma kararının çıktığı referandum sonrasında İngiliz Sterlini’ndeki son 30 yılın en düşük seviyelerine düşüşün yaşanmasının ardından İngiltere’de ekonomi ile ilgili de kötü senaryolar yazılmaya başlamıştı. May’in başbakanlığının kesinleşmesi sonrasında ise ilk olumlu tepki piyasalarda kendini gösterdi ve sınırlı da olsa Sterlin yükselmeye başladı.

Siyasetin bir oyun olarak değerlendirilmesine karşı çıkan May, kendisini bir din adamının kızı ve aynı zamanda bir askerin torunu olarak tanıtıyor, kamu hizmetini hayatının bir parçası olarak görüyor. Görüşleri AB karşıtı siyasetçilerle örtüşen Theresa May, bu görüşteki siyasetçilerin de büyük bir bölümünden destek aldı.

Theresa May kimdir ve neler yapmıştır?

İçişleri Bakanlığı yapan May, bu sırada İngiltere’de herhangi bir ses getirici terör olayı yaşanmamış olması dolayısıyla artı puan almış olsa da vaat ettiği gibi ülkeye yıllık göç eden kişi sayısını indirememiş olması nedeniyle başarısız kabul edildi.

“İslami aşırılık” olarak tanımladığı problemlerle mücadele şekli insan hakları örgütlerinin tepkilerini çekmiş, öğretmenleri “gizli ajan” olarak kullanması ve öğrencileri ihbar ettirmesi istenen programı nedeniyle tepki almıştı. Nitekim polise yapılan ihbarların yüzde 990’ı asılsız ve komik bulunmuştu.

Buz kraliçe lakabını ise 2015 yılında ortaya çıkan sığınmacı krizi sırasında almış, sığınmacıları 4 yılda 20 bin kişi ile sınırlandıran ve kamplardan seçerek almayı öngören politikayı en sert şekilde savunmuştu. Aynı zamanda Fransa’da yer alan kamptan 3 bin çocuk sığınmacının ülkeye alınmasına da karşı çıkmıştı.

Polisin üst arama yetkilerini kısıtlaması ve teşkilatta bulunan yolsuzluklarla mücadelesi İngiliz basını tarafından oldukça övülse de güvenlik birimlerinin kişilerin özel hayatlarını da izleyebilmesine olanak sağlaması ile tarihe geçen bir içişleri bakanı oldu.

Ülkeyi yüzde 52’ye yüzde 48 ile ikiye bölen referandum sonrasında çıkan kararı uygulayacağını sürekli belirten May, bu süreçte Muhafazakar Parti’yi de bir araya toplamaya çalışacak ve bunu da açıklaması beklenen yeni bakanlar kurulu listesi ile yapacak.

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *