Farkonda
Farkonda

Kuantum Teorisi nedir? Nasıl ortaya çıktı?

Max Planck ve Albert Einstein'ın kurucuları olduğu Kuantum Mekaniği aslında bir ampulden meydana geldi. 1890'lı yıllarda Alman Standartları Büro’su, Max Planck’a sorduğu "Daha düşük enerji ile daha çok ışık nasıl elde edilir?" sorusuyla başladı!

Kuantum Teorisi çılgınca bir fikirden değil, aslında bir ampulden meydana geldi. 1890’lı yılların başlarında Alman Standartları Büro’su, Max Planck’a ampullerin daha düşük enerji tüketimi ile daha çok ışık verecek şekilde nasıl yapılabileceğini sordu.

Bu durum karşısında Planck’ın yaptığı ilk iş sıcak ampul telinin ne kadar güçlü ışık vereceğini tahmin etmek oldu. Işığın her bir renk için ayrı frekanslarda olan elektromanyetik dalgalardan oluştuğunu zaten biliyordu. Sorun ise şuydu, ışığın kızılötesi veya ultraviyole dalgalarından çok görünür ışık frekanslarından yayılmasını sağlamaya çalışmaktı. Sıcak bir maddenin farklı renkte ışıkları ne kadar yaydığını bulmaya çalıştı, birçok test yaptı fakat tahminleri elektromanyetik teori ile bir türlü uyuşmuyordu. Sonra ise “çaresizlikten” elektromanyetik teoriyi bırakıp deneysel verileri kullanarak çalışmaya başladı.

Çıkan veriler yeni bir fizik kuralından söz ediyordu. Işık dalgaları, enerjiyi yalnızca gruplar halinde taşır. Yüksek frekanslı ışık büyük gruplar, düşük frekanslı ışıklar için ise küçük gruplar halinde enerjiler bulunur.

Işığın gruplar veya “kuanta” halinde taşınması oldukça fantastik ve çılgınca gelebilir. Fakat daha sonra Einstein bunu daha tanıdık bir sorun ile ilişkilendirdi: Paylaşma.

Bir çocuğu mutlu etmek için ona bir kurabiye verebilirsiniz. Fakat ortada iki çocuk ve sadece bir adet kurabiye varsa, bu çocuklar yalnızca kurabiyenin yarısı kadar mutlu olur. Ya dört, sekiz, on altı veya bir milyon çocuk varsa bir kurabiyeyi paylaşarak onları mutlu edemezsiniz.

Çocuklar ile ışık dalgaları arasındaki fark, gerçekte bir oda içerisine sonsuz çocuk dolduramazsınız fakat ışık dalgaları her boyda dalgalardan oluştukları için, ne kadar küçük ışık dalganız olursa olsun bir odanın içerisine ondan sonsuz adet sığdırabilirsiniz. Ve sonrasında ise bu ışık dalgası tüm kurabiyelerinizi yer, yani enerjiyi.

Ayrıca, yüksek sıcaklık sadece yüksek ortalama enerji demek, ve bundan dolayı ise Planck kuralı ile ışığın normalden daha fazla yüksek frekansları yayılır. Bir madde ısındığında ilk ��nce kızılötesi, sonra kırmızı, sarı, beyaz, ısısı arttıkça daha mavi, viyole ve ultraviyole ışık yaymasının sebebi budur.

Planck’ın mızmız ışık kuantum teorisi ampul telinin yalnızca 3200 Kelvin dereceye kadar ısınabildiğini ve bu ısı sonrasında yaydığı enerjinin birçoğunun ışık dalgası olacağını söyler. Eğer sıcaklık daha da artarsa yayılan ultraviyole ışık ile bronzlaşmaya başlarız.

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *