Farkonda
Farkonda
» 
»
 

Mevsimsel alerjilerden korunmak için öneriler

Sonbaharla birlikte alerjik rinit de kendini göstermeye başlıyor. Tüm yıl boyu da görülebilen belirtiler ilkbahar ve sonbaharda daha sık rastlanıyor. Mevsimsel alerjik rinitten korunma yöntemleri hakkında uzmanından öneriler geldi.

Mevsimsel alerjik rinit doğada bulunan alerjen maddelere karşı burun mukozasının verdiği reaksiyon olarak ortaya çıkıyor. Memorial Dicle Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü'nde Doç. Dr. Ediz Yorgancılar, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında belirgin şekilde kendini gösteren alerjik rinitten korunma yollarını anlattı.

Alerjik rinit hapşırma, burun akıntısı, kaşıntı ve burun tıkanıklığı gibi belirtilerle kendini gösterir ancak bu belirtileri taklit eden başka hastalıklar da bulunabilir. Bu nedenle mutlaka bir KBB uzmanına başvurulması gerekmektedir. Alerjik rinitin tanısında hasta öyküsü ve muayene önemlidir ve şikayetlerin tekrarlayan nitelikte olmasıyla birlikte muayenede bunu destekleyen bulgulara rastlanması alerjik rinit tanısını güçlendirir.

Muayene ve hasta öyküsü dışında alerjik rinit tanısı için laboratuvar tetkiklerine de başvurulabilir. Kan ya da deri üzerinde uygulanacak bazı testler, alerjenin saptanmasını sağlayabileceği gibi, testin negatif çıkması alerji olmadığı anlamına da gelmez. Ancak mutlaka alerjiye neden olan maddenin saptanması gerekmektedir.

NEZLE VE GRİP ALERJİK RİNİT İLE KARIŞTIRILABİLİR

Hava akımında sonbaharda meydana gelen değişiklikler, toz bulutları, bitki polenleri, kuru otlar ve yapraklar, nem ve küf gelişimi etkili olmaktadır. Okulların açılmasıyla birlikte oluşan yeni ortamlar da tetikleyicidir. Nezle ve grip belirtilerine benzer belirtiler gösteren alerjik rinit bu nedenle göz ardı edilebilmektedir.

ASTIMI TETİKLEYEBİLİR

Solunumla vücuda giren polenler, alerjik nezle ya da rinit tablosuna neden olabilir ve burun akıntısı, kaşınma, hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı görülebilir. Bronşların etkilenmesiyle birlikte öksürük, nefes darlığı, hırıltıyla kendini gösteren alerjik astım krizleri ortaya çıkabilir. Gözler sulanır, şişer, kaşıntı, ciltte kızarıklık, vücutta genel olarak yorgunluk, halsizlik, sinirlilik ve konsantrasyon bozukluğu meydana gelebilir.

ALERJİ TEDAVİSİNDE İLK ADIM

Alerji tedavisini ve alınacak önlemleri belirlemede hastanın alerjik reaksiyon verdiği maddelerin tespiti önemlidir. Eğer hastalığa neden olan alerjen ev tozu (mite) şeklinde gözle görülmeyen böcekler ise bunlardan kurtulmak için pamuk ve yünlü eşyalar azaltılır, kıyafetler 60 dereceden yüksek ısıda yıkanır, peluş oyuncaklar, halı ve benzeri eşyalar ortamdan uzaklaştırılır, ıslak temizlik yapılır ve özel filtreli elektrikli süpürgeler kullanılır. Ayrıca mite öldüren ilaçlar da kullanılabilmektedir. Eğer hastada polen alerjisi tespit edilmişse, bahar aylarında sabah saatlerinde dışarı çıkılmaması, pencereler açıkken uyunmaması önerilir. Küf alerjisinde ise rutubetli ortamların azaltılması gibi önemler alınması gerekmektedir. Medikal tedavide ise alerji önleyici ilaçlar, kortizonlu burun spreyleri uygulanabilmektedir.

ALERJİ AŞISI

Alerjiden korunmak için bir başka yöntem ise alerji aşısıdır. Kişinin alerjisi olduğu belirlenen maddeye karşı vücudun alıştırılması anlamına gelir ve bu şekilde vücut bu maddeye duyarsızlaştırılmaktadır. Deri altına olabileceği gibi ağızdan damla şeklinde de uygulanabilen alerji aşısı eğer duyarlı olunan alerjen sayısı azsa daha başarılı olabilmektedir. Tedavi süreci ise 3-5 yılı bulabilmektedir. Aynı zamanda tedavinin başarısız olma ihtimali de bulunmaktadır.

Genel olarak bahar alerjilerinden korunmak için ise, polenlerin yoğun olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkılmamalı, ev bu saatlerde havalandırılmamalı, açık havada spor yapılmamalıdır. Saç, giysi yoluyla polenler içeri taşınabileceği için dışarıda giyilen giysiler eve gelince değiştirilmeli, her akşam saçlar yıkanmalıdır. Eğer klima kullanılıyorsa polen filtresi mutlaka kullanılmalıdır. Polen olduğu mevsimde açık havada mutlaka şapka ve gözlük kullanılmalı, havalandırılmayan ortamlarda durulmamalıdır.

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *