Farkonda
Farkonda
» 
 

Sanayinin Dedesi Hurdacı Hasan Yılmaz

Hurdacı Hasan Yılmaz doksan yaşına merdiven dayamasına rağmen “ Hayatın peşinde koşacaksın” diyerek gençlere örnek oluyor…

Polatlı sanayisinin 60 yıllık tamircisi ve hurdacısı; sanayicilerin dedesi Hasan Yılmaz’a Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından en eski kayıtlı vergi mükellefi olmasından dolayı şilt verilecek (verildi). Polatlı sanayisinin en önemli kilometre taşı olan Hasan Yılmaz 1929 Çokören Köyü doğumlu. Doksanına merdiven dayayan Hasan Yılmaz, “Yeni Sanayi Yunus Emre Caddesi’ndeki ‘Adsız’dükkanını ‘Bismillahirrahmanirrahim” diyerek açtığını söyledi. Geçtiğimiz yıllarda Hasan Yılmaz Vergi Dairesi’nin en eski vergi mükellefi olarak kayıtlara geçmiş. Kendisine bugün Yeni Sanayi’deki hurdacı dükkanında sade bir törenle şilt verilmiş. Öte yandan Hasan Yılmaz, Polatlı’nın çok yakından tanıdığı Doğru Yol Partisi eski İlçe başkanlarından ve müteahhitlerinden Ali Fuat Yılmaz’ın, kıymetli doktorlarımızdan Fatih Yılmaz’ın, müteahhit Eyüp Yılmaz’ın babasıdır. Kızı ise çok değerli öğretmenlerimizdendir.

Hasan Yılmaz ile ince belli bardakta buram buram kokan demli çayın eşliğinde “Polatlı’nın ne kadar da tanıdık simalarıymış” dedirten röportajımızı sizler için yaptık.


DEVLETE VERGİ VERMEYEN HIRSIZDIR

Hasan Yılmaz, vergi vermek konusunda şunları söyledi: “Vergi vermeyen, devlet hırsızıdır. Az veya çok neyse, devlete herkes vergisini versin. Devletin ayakta durması lazım. Devlet zengin olursa vergi mükellefleri olan bizler rahat oluruz. Bizler hep kendi tarafımızdan bakarak diyoruz ki ‘Devlet maaşımızı versin!’ Canım hep alıyoruz. Almak istiyoruz. Biraz da biz verelim. Hani yastığın altına koyar gibi devlete vergi verelim. Vatandaş olarak görevimiz, vergi payımız ne ise onu vereceksin. Vergiyi iyi verirsen doğru verirsen Cenabı Allah sana daha çok verir, diye düşünerek kendim ve oğullarımla geciktirmeden daima vergimi veriyorum. Vergi vermek benim görevim.”

60 YILDIR SANAYİNİN TAMİRCİSİ VE HURDACISIYIM

Hasan Yılmaz, bugün Yeni Sanayi’deki dükkanında Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından şiltle onurlandırılırken biz de bu şerefli vergi mükellefinin çalışma hayatına bir göz attık: “ Çokören Köyü’nde doğdum. Meslek hayatımda önce tamircilik yaptım, sonra onu bıraktı, hurdacı oldum. Polatlı’ya bir ceketle geldim. İlk ustam Mehmet İnan. İkinci ustam, Kemal Özcan. Üçüncü ustam, Rolcü lakaplı İsmail Demirtaş’tı. Hurdacılık mesleğini 35 senedir yapıyorum.

“DOĞRU ÇALIŞACAKSIN”

Hasan Yılmaz, “Hangi işte olursa olsun sabır göstereceksin. Doğru çalışacaksın. İnsanlara güzel muamele yapacaksın. Herkesi seveceksin sayacaksın. Böyle olunca işin gücün rast gider. Kazancın da olur. Kendin de rahat edersin. Ama onun tersini yaparsan insan rahatsız olur. Bir zaman rahat gibi görünürsün ama sonunda rahatsız olursun” satırlarına yer verdi.
Hasan Yılmaz, nur yüzlü, çok tatlı dilli gerçekten muhterem bir sanayici. Sakin kişiliği, hayata bakış açısı ile Yeni Sanayi eşrafı ona ‘dede’ ünvanını vermiş. Geçtiğimiz gün dükkânına giren hırsızlar hakkında dahi ağzından kötü cümle çıkmayan Hasan Yılmaz “Vergi dairesine tamirciliğe başlar başlamaz kaydoldum. 1954 veya 1958 yılı olabilir. 58-60 yıla varan bir vergi mükellefiyim. Polatlı Vergi Dairesinin en eski vergi mükellefi olmam dolayısıyla şilt vereceklerini ilettiler. En de çok memnunum. Allah razı olsun. Ben 84 yaşındayım ama halen dükkâna giderim. Dükkânda yemek pişirir, komşularımla birlikte öğlen yemeğini yeriz. Onları çok severim. Onlarda beni sayar ve severler” dedi. O böyle derken biz Hasan Yılmaz gibi çalışkan bilgeleri tanımaktan çok gurur duyduk doğrusu.

HIRSIZLARIN ADI GECE HURDACILARI

Hasan ve Türkan Yılmaz çifti, yaşı kemale, gönlü ummana ermiş çınarlarımızdan.
Olayları yaşının getirdiği olgunlukla anlatan Hasan Yılmaz, geçtiğimiz gece dükkânına giren hırsızlara verdiği enteresan tepkiyle bizleri çok şaşırttı: “Ben bu yaşıma rağmen her gün dükkâna giderim. Öğlene doğru yemek yapar, komşularımla güle oynaya yeriz. Dün gece hurdacı dükkânıma hırsız girmiş. Eğer biz gündüz dükkâna gitmezsek - hırsızları işaret ederek- gece hurdacıları hırsızlar dükkâna gidiyor. Biz satamayınca onlar alıp gidiyorlar.” diyerek hırsızlık olayını nevi şahsına münhasır bir şekilde anlattı.

POLATLI’DA HURDACILIK NİĞDELİLERİN ELİNDE

Polatlı’nın yerlilerinden hurdacının yok denecek kadar az olduğundan dem vuran Hasan Yılmaz, “Hurdacılığı burada Niğdeliler aldı. Eskisi gibi Polatlılılardan yapan yok. Eskiden Selahattin Tekeli, Muharrem Gülsün ve yeğeni hurdacılık yapardı. Çoğu da dünya değiştirdi. İlk tamirci dükkânım eski pazaryerindeydi. Cumhuriyet Mahallesi’nde Perpa’nın arkasında şimdi Duatepe Oteli’nin oralarda köşede barakamız vardı. Oradan Yeni Sanayi’ye bu dükkâna geldim. Yaklaşık 60 yıllık esnafım. Aşağı sanayi çok ufaktı. Çok iyi komşularımız vardı. Herkes birbirini tanırdı. Ondan geçtik biz buraya geldiğimizde Polatlı’nın hepsini tanırdık. Ama şimdi Polatlı büyüdü nüfusu çoğaldı. Kimse birbirini tanımaz hale geldi.”

ÇOCUKLARINI OKUTTU

Geldik eğitim meselesine. Hasan Yılmaz eğitimin kadrini kıymetini bilenlerden. Çocuklarının eğitimi söz konusu olunca “Okumamaktan canım yangın. Çocuklarıma tek ben aç durayım, siz okuyun. Dördü birden okula gitti. Allah’a şükür ki hepsi de okudular.”diye konuştu.

ESKİDEN SANAYİNİN TADI VARDI

Hasan Yılmaz’ın sanayi geçmişine ait hatıralarını zihninde şöyle bir canlandırınca ne hikâyeler çıkıyor, bakın!
“Bir kere o zaman ki esnaflık daha tatlıydı, daha zevkliydi. Sanatkâr daha bir kıymetliydi. Şimdi sanatkâr çoğaldı. Her şey fennileşti, kolaylaştı eskisi gibi değil. O dönemde biz ustayken motorun krankını taşlayacak alet yoktu. Ankara’ya götürürdük. Ankara olmazsa burada sekmanla, bıçakla krankın yatağını alıştırırdık. Biz öyle uğraştık ama şimdiki sanayici öyle değil zehir gibi. Her türlü alet de var. Usta krankı söküyor, hazırlıyor motoru bağlayıp teslim ediyor.”

BELEDİYE DİREĞİNDE BİTEN TEST SÜRÜŞÜ
“Mesleğimle ilgili bir anımı anlatayım size.” dedi Polatlı’nın efsane Hurdacısı Hasan Yılmaz, “Tamirciyken motoru test etmeye çıkmıştım. Gelirken bir çocuk arabanın önüne fırladı. Çocuğu kurtarayım derken motoru götürdük belediyenin direğine vurduk. Bu anımı hiç unutamam.”

“SANAYİNİN DEDESİ BENİM”

Hasan Dede diyor ki “Bundan yıllar öncesinde esnaflar arasında sanki daha bir saygı sevgi ön plandaydı. Köyden gelen müşteri esnafa saygıyla gelir, yaptırdığı motor için ‘yaz deftere’ derdi. Harmanı kaldırınca da gelir ‘Hasan Ağa, aç bakalım benim defteri borcum ne? 50- 100 onu verir giderdi. Şimdiki dükkân komşularımda çok iyiler. Bana ‘Dede’ derler. Yan komşum Caner, böğrümde Acenteci Emin Usta bulunmakta. Sağ olsunlar bize saygı ve sevgide kusur etmiyorlar.
“Sizden akıl alan var mı?” diye soruyoruz. Bizde akıl kaldı mı? (Gülüşmeler.) Biz diyoruz ki, “Sizdeki akıl herkese yeter bizce.” Oğlu Ali Fuat Yılmaz: “Babam bize her zaman anlayışlıydı, yol gösterici bir rehberdi.”

POLATLI O ZAMAN YERDEYDİ, ŞİMDİ HAVAYA ÇIKTI

Hasan Yılmaz: “Biz geldiğimizde Polatlı’nın hepsini tanırdık. Herkes birbirine bağlıydı. Şimdi öyle değil. Şu apartmanda oturuyoruz, komşuyla senede bir kere bile birbirimizi yoklamıyoruz. Polatlı yerdeyken herkes birbirine gidip geliyordu şimdi havaya çıktı kimse birbirini görmüyor.” diye dert yandı.

SADECE ESNAF KEFALET BİZLERE PLAKET VERDİ

Polatlı sanayisinin, canlı ve üretken bir sanayi olduğunu söyleyen Hasan Yılmaz: “Bize bu ana kadar kimse ödül vermedi. Esnaf Kefalet Kooperatifine çok eskilerden beri üyeyim. Bunun için bize onur belgesi verdiler. Sağ olur da kendimi iyi hissedersem Esnaf Kefalet’in 4 Martta yapılacak olan kongresine gideceğim.”satırlarına yer verdi.

ESNAF KEFALET BAŞKAN’INDAN ÇOK MEMNUNUM

Biz Hasan Yılmaz’ı tanımaktan son derece mesut ve bahtiyar bir şekilde sohbete kaldığımız yerden devam ediyoruz. Kaldı ki Esnaf Kefalet’le ilgili sorularımız daha bitmedi. Hasan Dede sorularımıza yanıt veriyor.” Şu anda seçimle iş başına gelmiş Kooperatif Başkanı Ertuğrul Kıymazdan memnun olmaz mıyım? Çok memnunum elbette. Orada 1985-1995 yılları arasında on sene yönetim kurulunda bulundum.

POLATLI ESNAF KEFALET’İ TÜRKİYE’DE MARKADIR

Hasan Yılmaz: “Polatlı’da Esnaf Kefalet Kooperatifi’nin çok olumlu etkisi vardır. Hepsinden Allah razı olsun. Lütfü Öztürk, çok disiplinli, titiz, dürüst adamdı. Polatlı Esnaf Kefalet Kooperatifi, kooperatifler arasında Türkiye’de üçüncü olarak en önde gelendir. Bizim kooperatifimiz zengindir. Üyelerini korur.” dedi.

“HAYATA KOŞACAKSIN”

“Sağlığımı çalışmaya borçluyum. Teyzen de iyi baktı, hakkını yemeyelim. Biz de iyi çalıştık. Çalışmak çalışmak çalışmak diyorum. Koşacaksın hayata. Çalışınca insan dinç kalıyor. Sigara çok az kullandım. Alkol hiç kullanmadım.
Bu noktada Hasan Yılmaz’ın oğlu Ali Fuat Yılmaz devreye giriyor: ”Babam bitki çayları kullanır. Babaannem çok eskiden bitkilerin faydasını keşfetmişti. Babam doğal bitki çaylarını babaannemden öğrenmiş. Babaannem bize çocukken ebegümeci, papatya, ısırgan otu toplatır kaynatır çayını içerdi. Arı sokma ile kendini iyileştirmeye çalışır, arı zehiriyle kendini tedavi ederdi. Hatice babaannem 90 küsur yaşında vefat etti. Ta bunları 1960’larda kullanırdı. Arıyı yakalar kendi elini, kolunu, sırtını özellikle soktururdu. Arının zehiri beni tedavi eder, derdi. Dün akşamda televizyonda izledim doktor arı zehiriyle tedaviyi açıklıyordu. Tedaviyi aynı babaannem gibi anlattılar. Ağrıyan yerlerini arıya sokturuyorlar diye haber geçtiler.”
Hasan Yılmaz’ın eşi kışın içtikleri çayın tarifini anlatıyor: “Siz gelmeden önce amcan mutfağa girmiş, çaydanlığa bitki çayı koymuş, hepsi taşmış. Tarçın, adaçayı, karanfil, kiraz çöpünü kaynatıp içer.”

“BAL SOFRAMDAN HİÇ EKSİK OLMAZ”

Hasan Yılmaz: “Sağlıklı beslenmeye dikkat ederim. Balı soframdan hiç ektik etmem. Her sabah kahvaltıda bal yerim. Kendine iyi bakacaksın ki sağlıklı yaşayabilesin. Her gün gazete okumaktan vazgeçmedim. Annem çok tutumlu ve disiplinli bir kadındı. Çokören Köyü’ne cenaze veya bir işimiz olursa gidiyoruz. Köylerin de eski tadı yok. Kimseler kalmadı. Yeni yetişenlerde hürmet ederler bize ama eskiler daha fazla sayar ve severler.”diye konudan konuya atlayarak geldik yine eskilere…

KARA SABAN İÇİN AYAŞ YOLLARINDA

“Bir zamanlar saban vardı. Kocaman bir demiri vardı. Ucu sivriydi. Uzun oku vardı. Kütüğü vardı; demir ona geçirirlerdi, tarlayı onunla sürerlerdi. Bir de bebeyi katarlardı önüne… Sabanı Polatlı’da yapacak yer olmadığı için Ayaş’a götürürdük. Orada yaptırır getirirdik. Sonra tek pulluk çıktı. Solak pulluk da derlerdi. Ardında iki tutaklı denilen iki devirli pulluk geldi. Bunlar dışarıdan geliyordu. Avrupa’dan Rusya’dan...”

NİHAYET EKİN EKEN ‘SANDIKLI’YI BİZİM SANAYİ’DE YAPTILAR

“Polatlı Sanayisi’nde sonunda ekin eken dörtlü sandıklıyı yaptılar. Ekini Çok güzel ve çabuk ekerdi. Ekini önceden tırpanla, orakla biçerdik. Gelişmenin süreci daha bitmedi. Bir makine geldi ekini işlemek için bir hayvan çekerdi. Önüne bir iki insan oturarak buğday harmanı yapılırdı. Bir zamanda öyle oldu.”

MAKİNELERDEN ÇOK ANLAMIYORDUK

“Makinelerden anlamıyorduk, deyince size bir anımı anlatayım. Komşudan 250 liraya bir makine aldık. Demirci Hasan Hüseyin’e tamir ettirdik. Tırmığını yaptırdık köye ekin biçmeye gittik. Ekin biçerken bir iki dolanıyoruz bıçak kopuyor. O yana bu yana bakıyoruz bir şey bildiğimiz yok. Nasıl olacak diye araştırıyoruz. Bir hafta uğraştık. Bıçağı alıp Malıköy’e götürüyoruz. Mehmet Savaş Usta’ya yaptırıp getiriyoruz. (Bu usta yakın zamanda öldü). Bıçağa bir türlü çare bulamadık. Birader makineyi arabanın arkasına bağladı çekti getirdi. Hasan Hüseyin Ustaya böyle böyle diyor. Meğerse bir zıpka gevşemiş. Zıpka gevşeyince bıçak dönünce kopuyormuş. Böylece çok basit bir arıza giderilmiş oldu. Makinenin dilinden anlamak çok zordu o zaman. Şimdi her makinenin dilinden anlıyoruz.”

BİÇERDÖĞER ÇIKINCA ŞİMDİ DEVİR BÖYLE OLDU

“Pulluk Avrupa’dan motorla beraber geldi. Şimdi sanayimizde pulluk da dâhil her makine yapılmakta. Bir motor yapılamıyor. Ondan başka ziraat aletlerinin hepsi sanayide yapılıyor. Geçen sene Sanayi’de dükkâna Maliyeciler geldi. İyi çalışıyorlar. Onlardan saygısızlık görmedik. Yerine göre anlayışlı davranıyorlar. Ankara’dan gelen maliyeciler levhamızı kontrol etti. Vergi levhamıza ve dükkânımıza baktı bir ektik olmayınca teşekkür ederek gittiler. Biz de maliyecilere çok teşekkür ediyoruz.”

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *