Farkonda
Farkonda
» 
»
 

Türkiye'de her 40 kişiden biri Talasemi hastalığına yakalanıyor!

Gün içerisinde kendinizi yorgun hissediyorsanız, sürekli halsiz hissediyorsanız Talasemi hastalığına yakalanmış olabilirsiniz. Halk arasında Akdeniz Anemisi olarak bilinen ve sıklıkla görülen bu genetik hastalık hakkında bilmedikleriniz haberimizde.

Çabuk yoruluyorsanız ve enerjinizin daha gün başında bittiğini hissediyorsanız ve halsizlik varsa talasemi hastası olabilirsiniz. Ülkemizde akdeniz anemisi olarak bilinen bu hastalık  genetik hastalıkların en yaygın görülen türlerinden biri. Talesemi hastalığı bir kan hastalığı olarak tanımlanmakta. Türkiye'de yaklaşık her 40 kişiden biri bu hastalığa yakalanıyor.

İki talasemi hastasının evlenmesinden dolayı doğacak çocuğun %25 talasemi hastası olabileceği açıklanıyor. Hastalığı taşıyan bireylerin çocuk sahibi olmadan önce gerekli tetkikleri yaptırmaları gerektiği söyleniyor.  Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Canpolat, genetik hastalık taşıyan çiftlerin çocuklarında aynı hastalığı taşımamaları için yeni yöntemler geliştirildiğini ve bu sayede çocukların sağlıklı doğabileceklerini söylüyor. T

alaseminin kansızlıktan meydana geldiğini, demir ektikliğinden de çocuklarda kansızlık, kemik deformeleri, dalak ve karaciğerde büyüme, safrada taş, üst çenede öne çıkma ve yüz kemiklerinde çıkıklık şikayetleri ortaya çıkıyor. Bacaklarda ve deride yanık renginde koyulaşma da bu hastalığın başladığına işaret ediyor.

Talasemi hastalarının sürekli kan nakline ihtiyaçları olabileceğini ve haftada bir kez kan almaları gerekiyor. Talaseminin vücutta oluşturduğu hasarlardan dolayı alyuvarların ömrü kısalıyor ve kemik iliği, dalakta parçalanarak dalak büyümesine sebep oluyor. Bütün telasemi hastalarına Hepatit A, B aşılarını yaptırması gerekiyor. Sık sık kan almaları gerekiyor ve az kan alanların folik asite ihtiyaçları oluyor. Hastalarda Vitamin D ve Kalsiyum düzeylerinin takip edilmesi ihmal edilirse safra kesesinde taş oluşabileceği söyleniyor.

Hastalığın tedavisinde ise düzenli, rutin kontroller gerekiyor. Gerekirse hastalığın ileri boyutlarında folat tedavisi ve kan trasfüzyonu gerçekleştiriliyor. Demir birikintisini önlemek amacıyla çeşitli tedaviler uygulanıyor. Bu hastalığa yakalanan kişilerin hayatları boyunca doktor kontrolü altında olmaları gerekiyor.

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *