» 
»
 

Vitamin deposu mantar tam bir kanser savaşçısı

Dünyada neredeyse her yerde yetişebilen mantarların besin değerleri oldukça yüksek. Faydaları saymakla bitmeyen mantar, obeziteye hatta kansere bile iyi geliyor. Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk'un açıklamaları ile mantarın yararlarını öğrenelim.

Dünyanın pek çok ülkesinde kolaylıkla üreyebilen mantar, sebze gruplarına dahil edilirken çeşit çeşit yemekleri ile adeta lezzet şöleni yaratıyor. Özellikle mantarın besin değerleri ve yararları konusunu incelediğinizde ise tahmin edemeyeceğiniz bir tablo ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Öyle ki yararları hakkında bilinmesi gerekenler listesinde obeziteden kansere pek çok önemli hastalığa iyi geliyor.

D vitaminini içerisinde barındıran besinlerin sayısı oldukça az olsa da, mantarların 300 gramında insan vücudundaki güçlük D vitaminin %20'sini karşıladığı belirtiliyor. Mantarlar hem vitamin deposu açısından hem de içlerinde karbonhidrat ve proteinin bolca bulunmasından dolayı zengin bir sebze türüdür.

Kalorisi çok düşük olan mantarların içerisinde doymuş yağ olmaması diyet listelerinde bulunmasındaki en önemli faktörlerden biridir. Mantarların formunun önemli olduğunu söyleyen uzmanlar, mantarı mümkün oldukça suyunu kaybetmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi gerektiğini söylüyorlar. Alışveriş listelerinde mutlaka yer alması gereken mantar, içeriğinde sülfür ve aminoasir ergothionoein bulunmasından dolayı vücut hücrelerine antioksidan etkisi oluşturmaktadır.

Riboflavin, Biotin, Fosfor, Riboflavin, Vitamin C, Bakır, Potasyum ve Tiamin açısından oldukça zengin bir besin türüdür. Mantarın faydalarının en önemlilerinden kalp sağlığını koruması, vücutta kanser hücrelerinin oluşumunu engellemesi ve bazı kanser türlerinin tedavisinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirmekte etkin bir rol oynamaktadır. İçeriğindeki CLA sayesinde vücuttaki yağ dokusunun kaybını artırarak diğer hücrelerin artmasını sağlamaktadır.

Bazı mantar türleri biyoaktif içerdiğinden dolayı medikal ilaç üretiminde antioksidan, kolestrol düşürücü, antiviral, antiparazitik, antibakteriyel etkileri ile kullanılmaktadırlar. Mantar zehirlenmelerinde ise, doğal ortamda bulunan şapkalı mantarların kurutulmuş, taze veya konserve olarak kullanılmasında çiğ veya pişirilerek tüketilmesinden dolayı zehirlenmeler meydana gelmektedir. Mantarlar mümkün olduğunca istridye ve kültür cinsi olarak tüketilmelidir.

Mantar tüketiminin sonrasında, bulantı, kusma, ateş gibi şikayetler olduğunda mutlaka doktora başvurulmalıdır. Mantarlar buz dolabında en fazla bir hafta muhafaza edilmelidir. Derin dondurucuda mantarın mineral ve vitamin değerleri neredeyse yok denecek kadar düşmektedir bu nedenle taze şekilde tüketilmesi gerekmektedir. 

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *