Farkonda
Farkonda
» 
» 
Eşiniz mi çocuklarınız mı?

Eşiniz mi çocuklarınız mı?

Gönlümden Geçenler

Geçenlerde okuduğum bir yazıda erkek diyor ki "eşim benim için çocuklarımdan daha fazla şey ifade etmektedir, önceliğim eşimdir." Türk toplumunda oldukça büyük eleştiri alabilecek olan bu yaklaşım aslında bakış açınızı genişletmeniz açısından önemli. Eşler çocuk sahibi olduktan sonra iki kişi olarak başladıkları hayat yolculuklarına 3, 4, 5 ve hatta daha fazla sayıda kişi olarak devam eder. Ve ilk çocuk doğar doğmaz evliliğin merkezine oturuverir. Artık karı-koca olmaktan çok roller anne-baba olarak değişir ve aile olma kavramı tam olarak idrak edilir.

Sokağa çıkıp yüz kişiye sorsanız, çocuklarınız mı yoksa eşiniz mi önceliğinizdir diye, en az 90 kişiden "çocuklarım" cevabını alırsınız. Çünkü artık en baskın gelen rolünüz anne-baba olmanızdır ve kontrolün sizde olduğu bu rolü asla ikinci plana atamazsınız. Peki hiç düşündünüz mü neden Türk toplumunda kaynana-gelin kavgaları içinde bulunduğumuz yüzyılda hala devam ediyor? Sorunun kaynağı daha doğar doğmaz kurulan bu bağdan kaynaklanıyor olabilir mi?

Evliliğin sağlıklı ve güçlü yürüyebilmesi için çocukların dışında bir "biz" kavramı oluşturmanız gerektiğini artık fark etmeniz gerekiyor. Eğer siz karı-koca olarak gerektiği gibi birbirinize zaman ayırmaz, aranızda güçlü bir bağ kurmazsanız, çocuklarınızı hayatınızın merkezine alır eşinizi ikinci plana iterseniz, gelecekte oldukça kaotik bir durumla karşı karşıya kalacaksınız demektir. Zira çocuklarınızdan önce siz vardınız ve onlar belli bir süre sonra sizinle aynı çatı altında olan yolculuklarını bitirecek ve kendi hayatlarını çizecekler. İşte asıl büyük hüsran tam da o zaman yaşanacak.

Eşinden daha çok çocuklarını hayatının birinci sırasına koyan ebeveynler, gün gelip çocukları yuvadan uçtuğunda büyük bir boşluğa düşer, eşlerine yabancılaşmış olmanın da verdiği yalnızlıkla tam bir buhran yaşamaya başlar. Daha önce sözünü ettiğimiz kaynana-gelin kavgaları da aslında büyük oranda bu nedenle ortaya çıkar. Kayınpeder-damat arasında da benzer durumlar gözlenebilir. Eşlerini uzun yıllar hiçe sayarak sadece çocukları üzerinde yoğunlaşan, hayatlarını tamamen çocukları üzerine kuran anne-babalar, çocukların evlenmesi ile birlikte "terk edilmişlik" hissine kapılır... Hem de bir yabancı için... İşte çocukların eşlerine karşı duyulan bu sağlıksız düşüncenin büyük oranda kaynağı çocuklara olan aşırı bağımlılık, onları hayatın merkezine alma yanlışıdır.

Çocuklar sizin hayat boyu kontrol altında tutacağınız mallarınız değiller. Onlar sizin yanınızda belli bir süre, sizin rehberliğinizde gelişmek üzere yanınızdalar. Siz ömür boyu her ihtiyacı olduğunda onlara yardım etmek için orada olacaksınız. Yanınızda olsun ya da olmasın her daim anne ve babaları olarak kalacaksınız. Ancak günü geldiğinde onlar da kendi evliliklerini yapacak ve kendi çocuklarını yetiştirecekler. İşte o zaman eşinizle siz yıllar süren güçlü birlikteliğiniz sayesinde bu gerçeği idrak edecek, iki kişi olarak başladığınız evliliğinize yine iki kişi olarak devam edeceksiniz.

Tabi ki bu göründüğü kadar kolay bir durum değil. Çevrenizdeki pek çok kişiden evliliğini çocukları için yürüttüğünü duyarsınız. Hayat boyu sürecek büyük bir yanlışın temelleri aslında ilk çocuk doğduğunda atılmıştır ve yıllar boyu da bu yanlışlar büyüyerek devam eder. Çocuğun tüm ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamak için çırpınan anne, artık eşini önemsemez bir hale gelir. Baba ise kendine düşen rolü bu durumu hoş karşılamak, anneyi ve çocukları ayırmamak, onları rahatsız etmemek olarak yorumlar ve işte kopuş süreci böylece başlamış olur. Çocukları dışında birlikte zaman geçirmeyen, kendilerine özel zaman ayırmayan çiftler, artık karı koca değil, sadece anne-baba olmuşlardır. İlerleyen süreçte bu kopuş devam eder ve artık birbirlerini eş olarak görmeyen çiftler, kendilerine ilgi gösterecek başka insan arayışına girmeye başlar. Yani aslına bakarsanız bir takım "aldatma" vakalarında da sorunun kaynağı kendisini aşırı derecede çocuklarının ihtiyaçlarına kaptırmış anne babaların "eş" olma vasıflarını unutmaları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çocuklar anne babalarını taklit eder, her attıkları adımı izler ve onlardan öğrendiklerini uygularlar. Çocuklarınızın ileride evliliklerinin nasıl olacağı, sizin evliliğinizin nasıl olduğuna bağlıdır. Siz onlara iyi birer karı-koca ve anne-baba örneği olabilirseniz, onlar da gelecekte bu yolda başarılı evlilikler yürütebilir. Gün bittiğinde çocuklarınızla olan yorgunluğunuza bir ara verin ve eşinizle sadece ikinizin duygularınızı, düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz zamanlar ayırın. Sadece ikinizin birlikte yapabileceği aktiviteler yapın, baş başa yemeğe çıkın. Elbette çocuklarınızı koruyup kollayın, tüm ihtiyaçlarını karşılayın, onları çok sevin, ama öncelik her zaman eşinizle birlikteliğiniz olsun. Anne babasının mutlu olduğunu, birbirini sevdiğini gören çocuklar diğer çocuklardan daha mutlu, özgüvenleri yüksek ve dışa dönük olur. Çocuklarınıza bağımlı olmayın, bir gün yuvadan uçup gidecek ve kendi hayatlarını kuracaklar. Onların eşlerini çocuklarınızı sizin elinizden alan kadınlar ya da erkekler olarak görmeyin. Sizin kendi eşiniz, kendi hayatınız olduğunu unutmayın. İşte tam da bu yüzden yeniden eşinizle başlangıçta olduğu gibi iki kişi kalacağınız o gün, iki yabancı olmayın...

5 Kasım 2018 Pazartesi 10:16
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *