» 
» 
Ahmet Aydın’ın suçu Ülkücü olmasıysa hepimiz suçluyuz!

Ahmet Aydın’ın suçu Ülkücü olmasıysa hepimiz suçluyuz!

Serhan Altıparmak

Ahmet Aydın… Seversiniz, sevmezsiniz ama hakkını teslim etmek gerekiyor.
27 Eylül’de İYİ Parti Antalya İl Başkanlığı’ndan hiç de İYİ ismine yakışmayan bir şekilde uzaklaştırıldı.
Bu yazıyı yazıp yazmama konusunda epey düşündüm ama bir hakkı teslim etme adına bunu yapmak istedim.
Ahmet Aydın’ı, Ülkü Ocakları Başkanlığı’ndan ayrılarak Elmalı’da MHP İlçe Başkanlığı’na aday olup kazandığı kongreden sonra tanıdım.
Daha önce ismini duyuyordum ama bir bağım ve bağlantım yoktu.
Gazetemiz, MHP İlçe Teşkilatı’nın hemen altındadır.
Bir gün çat kapı geldi…
Önyargılar vardı aramızda…
“Kişi bilmediğinin düşmanıdır” derler ya, o hesap…
Benim başka bir parti ile bağlantılı olduğum konusundaki yaygın söylentiler üzerine o da bu kanıya kapılmış.
Amma velakin çıktı geldi ve konuştuk.
Uzun sohbetler sonrasında fikirlerimizin uyuştuğunu gördük.
İlçe Başkanlığı döneminde MHP’nin yanlışlarını dile getirebilecek kadar cesur bir isimdi.
Kimseye eyvallahı yoktu.
Kimsenin tahakkümü altında değildi.
MHP’deki yanlışlar arttıkça Ahmet Aydın’daki rahatsızlık da arttı.
Siyasi ikbal peşinde olmadan, o zaman MHP’nin içinde kongreye hazırlanan Meral Akşener’in yanında yer aldı.
Pazarlıksız bir hareketti bu.
Ülkücü olmanın verdiği bir duyguyla yapabilir bunu ancak insan.
Bugün ‘Benim dediğim olmazsa, başka partiye giderim’ diyenlerin anlayamayacağı bir adanmışlıktır bu.
Meral Akşener için Antalya’yı adım adım gezerek imza topladı.
Yetmedi, başka illerden çağırdılar, “Benim işim değil” demedi oralara da gidip imza topladı.
O günlerde bu hareketin Antalya’daki 3-5 isminden biriydi.
Neden mi yazıyorum bunları?
Çabuk unutuyoruz çünkü…
Yapılan fedakarlıkları, çabaları, alın terini, adanmışlığı çok çabuk unutuyoruz.
MHP, kongre sürecindeyken 15 Temmuz darbesi oldu.
O zorlu günlerde, Meral Akşener’e herkes “Darbeci” diye saldırırken o yine yolundan dönmedi…
Bugün Antalya’da İYİ Parti’nin bayrağını salladığı pozunu veren birçok kişi “Zarar görmeyelim” diye Meral Akşener’i es geçip, telefonla dahi arayamazken, Üsküdar’daki eve göğsünü gere gere giden birkaç kişiden biriydi Ahmet Aydın
Yine aynı adanmışlık, yine aynı vefa duygusu…
Daha sonra o meşhur ‘Evet-Hayır’ referandumu geldi gündeme…
Herkesin korktuğu, çekindiği, Meral Akşener’in yanında poz vermemek için köşe bucak kaçtığı, daha partinin bile gündemde olmadığı o günlerde Antalya’da ‘Hayır’ bayrağını dalgalandıranların başında yine o geliyordu.
Hatta ilk toplantının Elmalı’da sayısı 80’i geçmeyen bir grupla yapıldığını daha dün gibi hatırlıyorum.
O referandum günlerinde ‘Evet’ vereceğini açık açık beyan edenlerin daha sonra kurulacak partide milletvekili olacağını hiç düşünmemiştik!
Hesapsız kitapsız yola çıktığı için Ülkücü, böyledir işte…
Meral Akşener’in referandum günlerinde gittiği hemen hemen her yere Antalya’dan giden tek isimdi Ahmet Aydın
Korkusuzca, “Acaba birileri rahatsız olur mu?” demeden…
Sonraki süreçte İYİ Parti kuruldu… Yine Ahmet Aydın, onun kadar fedakarlıkta bulunan olmadığı ve hareketin en önünde olmasına rağmen “İl Başkanlığını istiyorum” diye tutturmadı…
“Seni yönetime yazıyoruz” dediler, kabul etti.
Yönetimde yer aldı, canla başla çalıştı.
Seçimler geldi kapıya, en çok hak edenlerin başında gelmesine rağmen “Milletvekili olmak istiyorum” demedi bile…
Kendisine ne görev verildiyse yaptı…
Hiçbir beklentisi olmadığı halde Antalya’nın hem batı hem de doğu ilçelerini adım adım hatta köy köy gezdi İYİ Parti için oy istedi.
Seçimlerde 3 milletvekilinin çıkmasında en etkin isimlerden birisiydi.
Milletvekili adayları dahi onun kadar gezmedi.
Sonrasında partide görev değişikliği olunca Ahmet Aydın’ın ismi ön plana çıktı ve İYİ Parti İl Başkanlığı kendisine verildi.
Başkanlık koltuğuna aslında tırnaklarıyla kazıyarak gelmişti.
Dedim ya çabuk unutma hastalığımız olduğu için geçmişte yaşananlar hemen unutuluveriyor.
Ahmet Aydın, il başkanı olunca ondan rahatsızlık duyan bir kesim hemen kazan kaldırmaya başladı.
Çıkar grupları hemen birleşiverdi karşısında, partinin geleceğini düşünmeden sadece onun başarısız olmasını istediler.
Yerel seçimlere Ahmet Aydın ile girildi. Hep yaptığını yaptı o, çalıştı. Adaylardan daha çok çalıştı.
Millet İttifakı olarak hem Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin alınmasında hem de 10 ilçe belediyesinin alınmasında en büyük katkı onundur.
O yine de bunu üstlenmedi, ‘Birlikte kazandık’ dedi.
Bu başarıyı hayatlarını parazit olarak yaşayarak geçirenler hazmedemedi. Türlü yalanlarla hep önünü kesmeye çalıştılar.
Ve inanın bunda da başarılı oldular.
Ahmet Aydın, görevden alındı.
Bu kadar adanmışlığa, bu kadar çalışmaya rağmen…
Ahmet Aydın’ın tek suçu vardı o da Ülkücü olmasıydı.
Baş eğmedi, Ülkücünün başını eğdirmedi.
İşte suçu bu…
Hem Meral Akşener’e hem de İYİ Parti’ye gönülden bağlıydı…
Bu adanmışlığın ve gönül bağının karşılığı bu olmamalıydı…
Siyasette vefanın bir anlamı olmalıydı.
Bu yazı Meral Akşener’e ulaşır mı bilmem amma velakin tarihe geçsin diye yazıyorum bunları…
İYİ Parti, eğer daha yolun başında kendi evlatlarını yemeye başlamışsa yazıklar olsun…
Bu partiye gönül bağıyla bağlı insanların sayısını azaltırsanız eğer yarın köy köy, ilçe ilçe hatta sokak sokak çalışacak kimseyi bulamazsınız.
Antalya’da sıcak koltuklarında oturanlarla gidebileceğiniz yol da hem çok uzun olmaz hem de çok iyi olmaz…

8 Ekim 2019 Salı 17:14
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *