» 
»
 

Zayıflamak için yeme bozukluğu yaşayanlar dikkat!

Fiziksel güzellik artık zayıflıkla paralel düşünüldüğü için pek çok kadın zayıflamak için çeşitli yöntemler kullanıyor. Buna bağlı olarak da yanlış uygulamalar yeme bozuklukluklarına neden olabiliyor.

Ptikolojik etkileri de önemle ele alınması gereken yeme bozuklukları çeşitlik isimlerle adlandırılıyor. Memorial Hizmet Hastanesi Ptikiyatri Bölümü Uzman Doktoru Cennet Yıldırım, yeme bozuklukları ile ilgili verdiği bilgilerde anoreksiya nervoa ve bulimiya nervosa ile ilgili bilgiler verdiği. Yıldırım’ın verdiği bilgilere gore anoreksiya nervosa özellikle 14-15 yaş arası genç kızlarda büyük bir yoğunluk gösterirken, 18-19 yaş aralığında ise bulimiya nervosa ortaya çıkıyor ve bu yeme bozuklukları hayati tehdit ediyor.

Erkeklere gore genç kızlarda 10 kat fazla görülen yeme bozukluklarının her iki çeşidinde de kilo ile ilgili aşırı kaygı ve bunun sonucunda olağan dışı yeme davranışı görülüyor. Aslında bu davranışlar her yaşta görülebilse de ergenlikte daha çok rastlanan bir durum ve temelinde genç kızların daha ince bir vücuda sahip olma isteği yatıyor. Buna bağlı olarak kilo almaktan aşırı derecede korkan kişi beden algısında bozukluk yaşıyor ve verdikleri aşırı kilolara ragmen anoreksiya nervoza hastaları kendilerini hala şişman hissediyor.

Genç kızlarda hastalığın belirtileri arasında ilk gözlemlenen adet kesilmesi olurken, yeme alışkanlıklarında da değişiklikler görülüyor. Yemeklerinde düşük kalorili gıdaları tercih eden hastalar ayrıca porsiyonları küçültüyor ve yaptıkları aır egzersizlerin yanı sıra ishal yapıcı ilaçlar da kullanabiliyorlar.

Bulimia nevroza hastalarının en belirgin özelliği ise uzun süren açlık sonrasında yeme krizlerinin gelmesidir. Ancak yemek ziyafetleri sırasında tıka basa yedikleri yemekleri kusarak çıkarma davranışı vardır. Kilo almamak için kendilerini kusturan hastalar, bu davranışı yediklerinden pişman oldukları için gerçekleştirirler. Anoreksiya nevrozadan farklı olarak, bulimiya nevroza hastaları ya düşük kiloda ya da normal kilodadır.

Diyet yapma davranışı her iki hastalıkta da ortak uyarıcıdır ve ince bir vücuda sahip olabilmek için özellikle mankenler, dansçılar ve sporcularda daha çok rastlanır. Tedavi edilmediği takdirde kalpte ritm bozukluğu, kusmalar sonucu yemek borusunda hasarlar, potasyum düşüklüğü, bağırsak ve böbrekte hasarlar gibi ciddi risk oluşturan rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Adet düzensizliği, kas kaybı, kansızlık ve kemik erimesi gibi ölümcül bir sürece götürecek rahatsızlıklar ortaya çıkmadan tedavi edilmesi gerekir.

Eğer kişi zayıf olduğu halde çok katı diyetler yapmaya çalışıyorsa, çok ciddi kilo kaybına ragmen kişi zayıf olmadığını ifade ediyorsa, sürekli tartılarak küçük değişiklikler nedeniyle aşırı endişeye kapılıyorsa, az yiyor ancak yemek yapmak ve ziyafetlerle çok zaman geçiriyorsa, yemediği halde yemek yediğini söylüyorsa, yemekten sonar kusuyorsa ya da su atıcı ya da iştah kapatıcı ilaçları sık sık kullanıyorsa mutlaka incelenmelidir. Kişinin durumu sadece ptikolojik açıdan değil kadın doğum ve diğer bölümlerce de control edilmeli, hasara uğrayan bir organ varsa derhal tedavisine başlanmalıdır.

HABERAKAR -
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *